Büyük bir Türk amirali, coğrafya
ve matematik bilginidir. İstanbul, Galata'da doğdu.
İstanbul'un fethinden sonra Sinop'tan gelerek
buraya yerleşen denizci ailenin oğludur. Dedesi
ve babası tersane kethüdasıydı. O da küçük yaşta
tersane hizmetine girdi. Barbaros
Hayreddin Paşa'nın yanında yetişti. Seydi
Ali Reis, tersane kethüdası olduğundan bir
deniz harekatında bağımsız olarak kumandanlık
yapmadı. Rodos'un fethine (1522) ve daha sonra
Akdeniz'de cereyan eden bütün deniz savaşlarına
Barbaros'un
yanında katıldı ve batı Akdeniz bölgesini çok
iyi öğrendi. Preveze deniz
savaşında (1538) Osmanlı donanmasının sol
tarafına komuta ederek büyük yararlıklar gösterdi
ve bu savaştan sonra adı daha çok duyulmaya başlandı.
Trablusgarp'ın fethiyle biten harekatta kaptan-ı
derya Sinan Paşa ve Turgut
Reis emrinde
çalıştı (1551).
Kanuni Sultan Süleyman
tarafından, Portekiz donanmasıyla girdiği deniz
savaşını kaybeden Murat
Reis'in yerine Hint kaptanlığına atandı
ve Basra'daki donanmayı Süveyş'e getirmekle görevlendirildi.
15 gemiyi derhal tamir ettirerek uygun deniz mevsimi
için beş ay bekledi ve donanması ile Basra'dan
ayrıldı (1554). Basra'dan aldığı 15 kadırga ile
Süveyş'e doğu yol alırken Horfakan şehri açılarında
25 parçalık Portekiz donanmasıyla karşılaştı.
Yapılan çarpışmada Portekizliler bir gemi kaybedip
geri çekilince yoluna devam etti.
Maskat yakınlarında 34 parçalık
bir Portekiz donanmasının saldırısına uğradı.
Güney Arabistan sahillerinde dağların denize dik
inmesinden faydalanarak, gemilerini Portekiz donanmasıyla
kıyı arasına soktu, savaş başladığı zaman dağların
kestiği rüzgar sebebiyle Portekiz donanmasının
yelkenli gemileri hareketsiz kaldı, kürekli gemileriyle
hızlı hareket ederek düşmanın sayı üstünlüğünü
yok etmeye çalıştı. Yapılan savaşta Portekizlilerin
altı gemisi batırıldı, Osmanlı donanmasının da
beş gemisi battı, biri de yandı (1554).
Umman sahilindeki Zufar limanı
geçilerek Şihr şehri hizasına gelinince, günbatısı
yönünden fil tufanı denilen bir fırtına çıktı.
Çıkan fırtına yüzünden Seydi Ali Reis kalan dokuz
kadırgalık donanmasıyla birlikte kıyıdan uzaklaşmak
zorunda kaldı. Fırtınaya kapılan, günlerce denizde
çalkalanan gemiler doğuya doğru sürüklenerek Hindistan
kıyılarına ,Gücerat sultanlığının Demen kalesi
önüne gelebildi, burada üç gemi karaya vurdu;
geri kalan gemilerdeki top ve levazımı bırakarak
Seydi Ali Reis elindeki altı gemiyle Surat
limanına girdi; çünkü Portekiz donanması onu yakalamak
için dolaşıyordu
Seydi Ali Reis buradan
Gucerat'ın başkenti Ahmedabad'a gitti. Harap gemilerle
Süveyş'e ulaşmak imkansız olduğundan, kalan gemiler
satılıp karadan İstanbul'a dönülmesine karar verildi.
Seydi Ali Reis Gucerat sultanı Ahmet Han
tarafından iyi karşılandı. Daha sonra adamlarından
bir kısmı Gucerat Sultalığı'nın emrine girdi.
Seydi Ali Reis, Ahmedabad'tan Sind memleketinin
başkenti Multan'a, oradan Lahor'a, bu şehirden
de Delhi'ye gelerek Timuroğullarından Hümayun
Şah'ın huzuruna çıktı(1555).
Hümayun şahın ölmesi üzerine
Afganistan - İran yoluyla Anadolu'ya hareket etti
(1556). Bundan sonra Kabil, Semerkant, Buhara,
Meşhet şehirlerinde hükümdarları gördü.
Buhara civarında Özbeklerin saldırısına
uğradı ve yaralandı. İran da Meşhet valisi tarafında
tutuklandı, daha sonra serbest bırakılarak Şah
I.Tahmasp'a gönderildi. Bir süre göz hapsinde
kaldıktan sonra Anadolu'ya geçmesine izin verildi
ve Şah'ın Kanuni'ye yazdığı bir mektubu da alarak
Kazvin'den ayrıldı (1557). Aynı yıl Bağdat'a ulaştı.
böylece Basra'dan çıkışından 3 yıl 7 ay sonra
tekrar Osmanlı ülkesine dönüyordu.
Seydi Ali Reis 1557 mayıs
ayı başlarında İstanbul'a vardı ve Edirne'de bulunan
hükümdarın yanına gitti. Süveyş donanmasının uğradığı
kayıptan dolayı padişahtan af diledi. Dolaştığı
yerlerde görüştüğü hükümdarların verdiği 18 nameyi
sundu; Ali Reis mahvolmuş bir donanmanın
sorumlusu olmakla beraber, başına gelen olağanüstü
olaylar kabul edilerek suçlu görülmedi, önce Müteferrika
yapıldı, sonra Diyarbakır tımar defterine tayin
edildi.
Denizcilikteki ününün yanı sıra
denizcilik, coğrafya, astronomi gibi konularda
da yetki sahibi Dolaştığı yerlerde görüştüğü hükümdarların
verdiği 18 nameyi sundu; Ali Reis mahvolmuş bir
donanmanın sorumlusu olmakla beraber, başına gelen
olağanüstü olaylar kabul edilerek suçlu görülmedi,
önce Müteferrika yapıldı, sonra Diyarbakır tımar
defterine tayin edildi. Bir süre şehzade Selim'in
hizmetinde çalıştı; Galata Hassa gemi reislerinden
biri oldu (1560). Son görevi bilinmemektedir.
1562 yılında İstanbul'da öldü.
Bir bilim adamı olan Seydi
Ali Reis'in bu konularda bıraktığı eserler
şunlardır:
# Mirat-ı Kainat (Kainatın Aynası)
# Hulasat el-Heyyet (Kısa astronomi)
# Kitap el-Muhit fi İlm el-Eflak ve'l-Buhur (Felekler
ve Denizler biliminde okyanus kitabı)
# Mir'at el-Memalik (Ülkelerin Aynası)
Son iki eser batı dillerine de
çevrilmiştir Başından geçen olayları anlatan Mirat-ül-Memalikin
(Memleketlerin Aynası) 1557 adlı seyahatnamesi
donanmasının akıbetini ve emrindeki adamların
hesabını veren bir müdafaname gibi düşünülebilir.
Gucerat devletinin başkenti Ahmedabad'ta yazdığı
Muhit (1554) basılmamıştır. Ali Kuşçu'nun matematiğe
ait kitabını Hülasat-ül-Heyyet adıyla Türkçe'ye
çevirdi (Halep 1549). Beş makale ve 120 fasıl
hjalindeki Mirat-ül-Kainat (Kainatın Aynası) astronomi
ilmine aittir. Katibi mahlasını kullanan Seydi
Ali Reis'in şiirleri de bulunmaktadır. |