Ana Güverte!
Türk Korsanları
“Ah, bütün Frengistan’ı kılıçtan geçirsem, kardeşimle yoldaşlarımın intikamını alamam"
"Gazavat-ı Hayreddin Paşa"dan

Koca Barbaros’u anlamak için onu evvela denizle kıyaslamalıyız. Bazen saf ve berrak, bazen haşin ve vurucu, bazen kudretli ve kükreyici olan denizle... Çünkü Barbaros engin dehası içinde denizin enginliğini taşımak suretiyle çok üstün zaferlere kavuşmuştur.

Barbaros’un Fransa zaferinden bahseden Sandovil Barbaros’u şöyle anlatır:

“İnce zekalıydı, alayı ve şakayı severdi. Kızdığı zaman sesi ve sözleri birdenbire azamet peyda eder ve pervasızlaşırdı. Cesurdu, tedbirliydi. Harp başlamadan önce uzağı görür, savaş başladıktan sonra ise çok sert olurdu.”

Barbaros’un karakteri içinde dikkate değer olan bir taraf da kendisine kuvvet ve kudretle inanmış olmasıydı. Bu yüzden Akdeniz’de yıllarca pervasız dolaşmış, asla korkmamış, bu kuvvetle Akdeniz’de bütün sahil bölgeleri milletlerini korkutmuştur. Onun bu kendisine güven hasletini meşhur Fransız amirali Jurie de Graviére’in “Dorya ve Barbaros” esrinde Preveze Deniz Savaşı'nı anlatırken yazdığı şu satırlarda bulabiliriz:

Barbaros Hayreddin, tehlikelerini gizlemediği dışarı saldırma hareketine kalkışmadan önce bir kere daha kaptanlarını topladı ve bu ihtiyar denizcilere şunları söyledi:

Her biriniz geminizi savaş hattına koyun. Size verilecek yalnız bir emrim var: Gözlerinizle benim manevramı takip edin ve kendi hareketlerinizi benim hareketlerime göre ayarlayın.


Hayreddin Paşa sanıldığının aksine kızıl sakallı değildir. Kızıl saçlı ve kızıl sakallı olan ve ilk olarak avrupalılar tarafın kızıl sakallı anlamında "barbarossa" olarak adlandırılan reis Hayreddin Paşa'nın ağabeyi Oruç Reis'dir. Bilindiği kadarıyla Hızır Hayreddin Paşa, orta boylu sağlam yapılı esmer, siyah saçlı ve siyah sakallı idi. Çok sevdiği abisi Oruç Reis İspanyollar tarafından şehit edildikten sonra intikam ateşi ile yanan Hızır Reis'in belki de Oruç Reis'in lakâbını devam ettirmek için sakalını da kızıla boyadığı biliniyor. Nitekim bu tarihten sonra kaleme alınan pek çok kaynak onlardan barbarossa kardeşler olarak bahsetmektedir.

Görülüyor ki Barbaros bu büyük deniz savaşını kazanmaya hazırlanırken, kendisine olan iman ve inanışı sonsuz bir bereket taşıyordu. Nasıl ki Fransız amirali Preveze’yi anlatırken:

"Kaptan Paşa cesareti derecesinde dindardı. Oruç ve Hayreddin namaz kılmadan hiçbir muharebeye girmezlerdi. Bu yüzden uzun kumaşlar üzerine yazılmış Kur’an ayetlerini kendi kadırgasının bordalarına bağlattı ve pek garip bir tesadüf neticesinde rüzgar birden bire durdu" diyor. (Barbaros Osmanlı amirali olmadan önce de sancağında bazı ayetler mevcuttu)

Bu da Barbaros'un evvela büyük Allah’a sonra da aynı kuvvetle kendisine inanmakta bulunduğunu gösteriyor. Barbaros’un zaferlerle dolu hayatı içinde de harikulade karakterinden parçalar bulmak daima mümkündür. Mesela Kanuni Sultan Süleyman, Akdeniz’in bu büyük deniz kartalını, donanmasına amiral yaptıkatan sonra, Barbaros sefer hazırlandı. Mevsim kıştı, denizler azgındı. Bu sebepten padişah bu şöhretli amirali bırakmak istemedi.:

“Hava kıştır, sana bir zarar erişir diye korkarım... “dedi.

Koca Barbaros çok sevdiği hünkarına şu cevabı veriyordu:

“Kulunuzun evim barkın Akdeniz’dir, bana denizden zarar gelmez.”

Barbaros’un karakteri üzerinde ağabeyi Oruç Reis’in ölümü de büyük bir tesir yapmıştır. Oruç kendisini takip eden bir sürü İspanyola karşı tek koluyla vuruşa vuruşa şehit olduktan sonra, Barbaros’un şöyle haykırmış olduğunu öğreniyoruz:

“Ah, bütün Frengistan’ı kılıçtan geçirsem, kardeşimle yoldaşlarımın intikamını alamam"

Seyyid Ali Reis’in dediği gibi:

“Denizler üstünde yürüyüp düşmanı arar bulurken, öç komayıp almak bütün Hayreddinli kahramanların gayesi olmuştur“

Barbaros aynı zamanda teşkilatçı bir kumandandı. Bütün gemilerin en ufak bir noksanı üzerinde önemle dururdu. Onun gözünde önce barut sonra yemek gelirdi. Fransa’ya yardıma gittiği sırada Nis önlerine geldiği zaman, Fransız donanmasının fena teçhizatını görerek şunları söylemişti;

“Ne güzel asker, gemilerini şarap fıçılarıyla doldurarak, barut varillerini arkada bırakmışlar“


Kaynak: Barbaros’un karakteri, Ragıp Şevki Yeşim, Hayat Tarih Mecmuası, Kasım 1969

Türk Korsanları: Üye ol Üyeliği kaldır