Sizi karada
ve denizde gezdirip dolaştıran O'dur. Hatta gemilerde
bulunduğunuz ve o gemiler, içindekilerle beraber
hoş bir esinti ile akıp gittikleri ve tam keyiflendikleri
sırada o gemilere şiddetli bir fırtına gelir çatar
ve her taraftan onlara dalgalar gelmeye başlar.
Bütünüyle kuşatılıp artık bittiklerini sanırlar.
İşte o vakit tam ihlas ile Allah'a yalvarır ve
dindar olurlar: "Eğer bizi buradan kurtarırsan,
andolsun ki, şükredenlerden olacağız." derler.
Yunus Suresi, 22.Ayet |
Büyük ve kahraman Türk milletinin,
bütün çetin ve yiğitçe teşebbüslerde olduğu gibi
denizler, okyanuslar üzerinde gösterdikleri atılganlıklar
bakımından da ne kadar parlak bir maziye, ne kadar
romantik bir macera tarihine sahib olduğunu lâyıkile
bilen acaba kaç kişi vardır? Bu tarih, adı unutulmuş
eşsiz yiğitlerimizin bütün milletlerin tarihlerinde
izler, akisler bırakmış inanılmaz şecaat ve teşebbüs
hâdiselerinin yürekler titretici macerası, bugün
bizde daha yazılamamıştır. Bundan
üç, dört yüz yıl önce dünyanın bütün uzak, yakın
denizlerinde Türk gemicilerinin sahib ve hâkim
olarak dolaştıkları göz kamaştırıcı devirden sonra
gelen uzun ve karanlık felâketler gecesi içinde
her şeyi, her şeyimizi unuttuk. Fakat tarihleri
iyi araştırırsanız kahraman Barbaros'un
yeni keşfedilmiş Amerikaya gidip Türk imparatorluğu
için koloniler edinmek üzere "Kanunî
Sultan Süleyman" dan izin istediğini
okursunuz; meşhur (Britanika) ansiklopedisinde
İslanda adasına
aid kısmı okursanız, "Koca
Murad"(*)
gibi Türk reislerinin bu buzlu sisli kutub bucağına
kadar giderek İslanda
adasına hücum ettiğini ve bu seferlerin tekrarlandığını
hayretlerle görürsünüz; bir filomuzun Hind Okyanusunu
da aşarak (Cava) sularına gittiğini, dört yüz
yıl önce (Madagaskar) adası karşısında (Mombasa)
da bir filomuzun temelli karakol gezdiğini, Yeşilburun,
Kanarya, Madeyra adalarının Türk yiğitlerine haraç
verdiğini öğrenir, adeta bir hayal, bir destanlar
âleminde dolaşırsınız.
Bu akıl ermez işleri yapan Türk
teşebbüs ruhu ölmüş müdür? Hayır! Asil milletlerin
seciyeleri öyle bir kaç felâket asrının ayağı
altında ezilecek elmaslardan değildir. Çanakkale
müdafaasıdan beri milletimizin kırk yıl içinde
gösterdiği yiğitlikler ve büyüklükler bugünkü
Türk çocuklarının, Viyana kapılarını zorlamış
dedelerinden zerre kadar aşağı ve eksik olmadıklarını
bütün dünyanın gözü önüne koymuştur. Evet, bizim
ebediyet tarihine yazarak kahraman dedelerimizin
ruhuna gönderdiğimiz yiğitlik destanları, onların
bize örnek bıraktıkları kahramanlıklar tarihinin
tam karşılığıdır! |
Türk Deniz Tarihi bugün bile
halâ çok az incelenmiş ve gerçeklerden saptırılmış
bir durumda bulunuyor. Bu durum yurdumuzda denizciliği
baltalamak için yapılan çalışmaların sadece küçük
bir bölümüdür. Burnumuzun dibindeki Ege adalarını
Yunanlılara peşkeş çekenlerle aynı zihniyetteki
insanlardan da beklenen budur. Ancak Ege kıyılarında
yaşayan denizciler bilir daha limandan çıkar çıkmaz
teknelerine Yunan bayrağı çekmek zorunda kalmanın
nasıl birşey olduğunu; Ankarada oturup trafik
kazalarında telef olan binlerce insanımızın kanlarıyla
sulanmış paraları afiyetle yiyenler değil...
Bize daha küçüklüğümüzden beri,
hep aynı masallar öğretilir durur; sözde biz Türkler
hiç bir zaman denizci bir millet olamamışız! Aslında
bu ve benzeri lafların hepsi göz göre göre söylenen
yalanlardan ibarettir. Çok eskilere gitmeye bile
gerek yok; Kurtuluş Savaşı denizden ve denizcilerden
gelen destek olmadan muhtemelen kazanılamayacaktı.
İstanbuldaki depolarda bulunan
silah ve mühimmatları inanılmaz bir şekilde Karadeniz'deki
düşman gemilerine rağmen müthiş bir başarıyla
işgal altındaki İstanbul'dan Anadolu'ya kaçıranlar
Türk Denizcileriydi. Bir numune istiyorsanız Enosis'in
nasıl zapt edildiğini okuyabilirsiniz!
Yüzyıllarca önce Kuzey Denizi'nden
Hint Okyanusu'na kadar büyük bir coğrafyada seferler
düzenleyenler de Türk denizcileriydi, Akdenizi,
Ege'yi ve Karadeniz'i ve Kızıldeniz'i Türk iç
denizleri haline getirenler de. |
Sonra Allah
onları oradan kurtarır, kurtulur kurtulmaz yeryüzünde
çeşitli taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar taşkınlığınız
sırf kendi zararınızadır. Şu değersiz dünya hayatının
bir süre tadını çıkarınız, sonra nasıl olsa dönüp
bize geleceksiniz. Biz de bütün yaptıklarınızı
tek tek size haber vereceğiz.
Yunus Suresi, 23.Ayet |